"BEKLENEN MEHDİ" BİR İKTİBAS Hz. Mehdi'nin Özellikleri Peygamberimiz (sav), "Mehdi ile müjdelenin" (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 12) buyurarak, Hz. Mehdi'nin gelişini heyecan ve şevkle beklemenin, bu mübarek zat için hazırlık yapmanın önemine dikkat çekmiştir. Bir başka hadis-i şerifte ise iman edenlerin, Hz. Mehdi'ye olması gereken sevgi ve bağlılıkları şöyle ifade edilmiştir: Sizden ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa ona gelsin. Ona katılsın. Zira o, Mehdi'dir. (İbn Mace, Fiten, B 34, H 4082; İbn Ebi Şeybe, c. VII, sf. 527; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 14) HZ. MEHDİ'NİN MUHAKKAK ÇIKACAK OLMASI Eğer dünyadan bir gün bile
kalsa, Allah, O (Hz. Mehdi) idareyi ele alıncaya kadar o günü uzatırdı. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 10)
Kıyametin kopması için zamanda
sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah (c.c.)
benim Ehl-i Beytimden (soyumdan) bir zatı (Hz. Mehdi'yi) gönderecek. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92) Bütün peygamberler birbirinin soyundandır. Hz. Mehdi de hadislerin belirttiğine göre bu soydan gelmektedir. Halk arasında bu soydan gelenlere "seyyid" denmektedir. Hz. Mehdi de seyyid olacaktır. Allah, Kuran'da birbirlerinin soyundan gelen elçilerden bahsetmektedir. Bu ayetler Hz. Mehdi'nin de aynı soydan geleceğine işaret ediyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir). Gerçek şu ki, Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim
ailesini ve İmran ailesini alemler üzerine seçti; Onlar birbirlerinden
(türeme tek) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir. (Al-i İmran
Suresi, 33-34)
El-Mehdi, bizden, Ehl-i Beyttendir. Allah onu bir gecede ıslah eder (yani tevbesini kabul eder veya feyizler ve hikmetlerle donatır). (Sünen-i İbni Mace Kitabü-l 'fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab: 34, s. 348) İslam alimleri bu hadisi şu şekilde açıklamışlardır: ...Bir gecede Hz. Mehdi'nin ıslah edilmesi sözü ise Cenab-ı Hakkın kendisine kutup mertebesinin verilmesine işarettir. Bu dereceyi çalışmakla, uğraşmakla kazanamaz. Yüce Mevla'nın Kur'an-ı Kerim'de belirttiği gibi Hz. Peygamber (sav)'e verilen bu lütuf, Hz. Mehdi'ye de verilmiştir. Yüce Mevla, Kur'an-ı Kerim'de Şura Suresi 52. ayette Peygamberimiz (sav)'e şöyle demiştir: "Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat Biz onu (kitabı) kullarımızdan dilediğimizi kendisiyle doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz ki sen doğru yolu göstermektesin." Hz. Mehdi, dini meselelerde zamanındaki müçtehitlerin en faziletlisi ve en mükemmelidir. Bu da onun büyüklüğünü, mertebesinin yüksekliğini, makamının yüceliğini gösterir. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi, "Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi) Bediüzzaman Said Nursi de, Hz. Mehdi'den şu şekilde bahsetmektedir: Ahir zamanın en büyük fesadı zamanında, elbette EN BÜYÜK BİR MÜÇTEHİD (içtihad eden büyük İslam alimi), hem EN BÜYÜK BİR MÜCEDDİD (her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyacına göre ders vermek üzere gönderilen büyük İslam alimi, yenileyen, yenileyici), HEM HAKİM, HEM MEHDİ, HEM MÜRŞİD (doğru yolu gösteren kişi), HEM KUTB-U AZAM (Müslümanların kendisine bağlandıkları büyük evliyalardan, zamanın en büyük mürşidi) olarak bir zat-ı nuraniyi gönderecek ve o zat da, Ehl-i Beyt-i Nebeviden (Peygamberimiz (sav)'in soyundan) olacaktır... (Mektubat, 411-412) HZ. MEHDİ'NİN İNSANLAR TARAFINDAN ÇOK SEVİLMESİ Muhakkak ki o, insanların karşılaştıkları
şerler sebebiyle, Hz. Mehdi'nin kendilerine en sevgilisi
olmadıkça çıkmayacaktır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki,
Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin
Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 27)
Hadislerde, Hz. Mehdi'nin döneminde onun adından çokça bahsedileceği ifade edilmektedir. Bu da, Hz. Mehdi'nin isminin dünyanın dört bir yanına ulaşacağını göstermektedir: Semadan bir münadi, "Hak Al-i Muhammed'edir"
şeklinde bağırdığı zaman, Hz. Mehdi zuhur eder. Herkes sadece
ondan konuşur, onun sevgisini içer ve ondan başka bir şeyden bahsetmezler. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden
Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat,
sf. 33)
Hadis-i şeriflerde Hz. Mehdi'ye biatın kendisi istemediği halde yapılacağı bildirilmektedir. Bu da gösteriyor ki Hz. Mehdi, kendisini hiçbir zaman Mehdi olarak ilan etmeyecektir. Hatta insanlar ona gelip "alametler sende mevcut, sen Mehdi'sin" dedikleri halde o yine reddedecektir. Ancak "ölümle tehdit" edildikten sonra, insanların kendisine biat etmesini kabul edecektir. İnsanlar nihayet Mehdi'ye gelirler
ve Rükun ile Makam arasında, kendisi istemediği halde ona
biat edeler. "Eğer kabul etmezsen, boynunu vururuz" derler.
Yer ve gök ehli ondan razı olur. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki,
Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin
Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 31) Kur'an-ı Kerim'de Yusuf Suresi'nde, Hz. Yusuf'un da kendi isteği olmaksızın bulunduğu ülkenin kralı tarafından doğruluğu, adaleti, bilgisi, güvenilirliği sayesinde başa getirildiği haber verilmektedir: ... Onunla konuştuğunda da (şöyle) dedi: "Sen bugün bizim yanımızda (artık) önemli bir yer sahibisin, güvenilir (bir danışman-yönetici)sin. (Yusuf Suresi, 54)
Sonra da hilafet yeryüzünün en
hayırlısı olan Hz. Mehdi'ye evinde otururken gelecektir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, s. 26)
Rivayetlerin çoğunda onun ismi
'Muhammed' olarak geçer... (Muhammmed B. Resul Al-Hüseyni el Berzenci) Konuyla ilgili işari manada bir ayette şöyle bildirilmektedir: .. benden sonra ismi "AHMED" olan bir elçinin de müjdeleyicisiyim" demişti... (Saff Suresi, 6)
... Ve bu durum bir münadinin
semadan seslenerek "Ey insanlar, emiriniz artık Mehdi'dir."
demesine kadar devam edecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil
Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24) Hadislerde Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışını gökyüzünden gelen bir sesin haber vereceğine, yani radyo ve televizyon kanalıyla tüm insanların bu müjdeli haberi duyacağına dikkat çekilmektedir. Bu sesin doğuda ve batıda herkese ulaşacağı bildirilmektedir. Hatta, her toplumun bu sesi kendi lisanında duyacağı haber verilmektedir: Semadan arz ehline şamil olan bir ses ki, herkes onu kendi lisanı ile işitir. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, sf. 37) Günümüzde haberler her ülkede, o ülkenin diline tercüme edilerek, radyo, televizyon ve internet aracılığıyla hemen herkese ulaştırılmaktadır. Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı da bu şekilde tüm insanlara ulaşacaktır.
Hz. İsa namazını Hz. Mehdi'nin
arkasında kılacaktır. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil
Mehdiyy-il Muntazar, sf. 24)
Hadislerde bildirildiği gibi Hz. Mehdi döneminde hiç kimsenin burnu kanamayacak, hiç kimse zarar görmeyecek, hatta uyuyan kişi dahi uyandırılmayacaktır. Bu da Hz. Mehdi'nin fikri bir mücadele yürüteceğini göstermektedir. Hz. Mehdi, fikren din ahlakına uygun olmayan akım ve sistemleri susturacak, yaptığı ilmi çalışmalarla İslam ahlakını hakim edecektir. Zamanında ne bir kimse
uykusundan uyandırılacak, ne de bir kimsenin burnu kanayacaktır. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 42)
Hadislerde bildirildiğine göre Hz. Mehdi ortaya çıktığında, İslam dinine sonradan dahil edilmiş tüm batıl inanış ve uygulamaları ortadan kaldıracaktır. "... insanlar arasında Peygamberin (sav) sünneti seniyyesiyle muamele edecek" rivayetinde bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)'in yoluna uyacak ve tıpkı onun dönemindeki gibi din ahlakının hak haliyle yaşanmasına vesile olacaktır. ... Dini Peygamber (sav)'in
zamanında olduğu gibi aynen uygulayacak. Yeryüzünde mezhepleri
kaldıracak. Halis hakiki dinden başka hiçbir mezhep kalmayacak.
(Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, sf.186-187) Bidat: Dinin aslında olmadığı halde, dine dahil edilen adetler.
Allah Konstantiniyye'yi
(İstanbul'u) çok sevdiği dostlarının eliyle fethedecek... Onlardan
hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak. (Kıyamet Alametleri, sf. 181)
Dünyada ismi geçecek bir
halife kalmayıncaya kadar çıkmayacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar
Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 54)
Hz. Mehdi'nin bayrağı, Peygamberimiz (sav)'in sancağıdır: Peygamber (sav)'in softan bayrağı ile çıkacaktır. O bayrak dört köşeli olup dikişsizdir ve rengi siyahtır. Onda bir hicr (hale) bulunur. O Resullah (sav)'in vefatından beri açılmamış olup Mehdi çıkınca açılacaktır. (Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 22) Hz. Mehdi'nin bayrağının özellikleri diğer hadislerde şu şekilde ifade edilmiştir: Şu muhakkak ki ahir zamanda mağrib
memleketinin en uzak mevkiinden Mehdi denilen bir zat çıkacak. Ve
ön tarafinda kırk mil mesafe olarak yardım yürüyecek. Mehdi'nin
bayrakları beyaz ve sarıdır. İçinde çizgiler bulunur. Bayraklarında
Allah'ın İsm-i Azamı yazılmıştır. Onun bayrağı altındaki hiçbir
birliği mağlup edilmez... (İmam Şarani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret
ve Ahir Zaman Alametleri Muhtasaru, (Tezkireti'l-Kurtubi), sf. 438) Hadislerde Hz. Mehdi'nin bayrağıyla birlikte fethedeceği şehre de dikkat çekilmiştir. Bayrağını, Konstantiniyye yani İstanbul'a dikeceği haber verilmiştir: Mehdi Konstantiniyye'nin fethi sırasında sabah namazı için abdest alırken bir bayrak dikecek, deniz ikiye ayrılarak su kendiliğinden uzaklaşacak ve açılan yolu takib eden Hz. Mehdi karşı kıyıya geçecektir. (Kıyamet Alametleri, sf. 181) (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 57)
Ben Mehdi'yi, peygamberlerin sayfalarında (kitaplarında) şöyle bulurum: Mehdi'nin amelinde ne zulüm ne de ayıp vardır. (Nuaym b. Hammad, vr. 50b; Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat, Sf. 21)
Kuran'da Zülkarneyn ve Hz. Süleyman'ın İslam ahlakını tüm dünyaya hakim ettikleri bildirilmiştir. Hadislerde de, Hz. Mehdi'nin tıpkı Zülkarneyn ve Hz. Süleyman gibi İslam ahlakını bütün yeryüzüne hakim edeceği haber verilmiştir: Mehdi tıpkı Zülkarneyn
ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El-Kavlu'l Muhtasar
Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 30)
Rivayetlerde, Hz. Mehdi'nin özelliklerinin ve çıkış alametlerinin peygamberlere indirilen kitaplarda bulunduğu bildirilmektedir. Bu da, İncil, Tevrat ve Zebur'da Hz. Mehdi'ye dair bilgilerin yer aldığı anlamına gelmektedir. Peygamberlere dair olan
kitaplarda "Mehdi'nin işi zulüm ve kötülük değildir" şeklinde
işaret edilmiştir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
sf. 47) Konuyla ilgili işari manada bir ayette şu şekilde buyrulmuştur: Andolsun, Biz zikirden (Tevrat'tan) sonra Zebur'da da: "ŞÜPHESİZ ARZ'A SALİH KULLARIM VARİSÇİ OLACAKTIR." diye yazdık. (Enbiya Suresi, 105) İslam alimleri bu ayeti şu şekilde tefsir etmişlerdir: İmam Bakır ve Sadık'tan rivayet edilmektedir: "Buradaki (ayette bildirilen) "SALİH KULLAR", MEHDİ VE ARKADAŞLARIDIR." (Hüseyin es-Şirazi, sf. 113) Eski ve Yeni Ahit'te konuyla ilgili yer alan bazı açıklamalar ise şu şekildedir: Yesse'nin gövdesinden bir filiz
çıkacak ve onun köklerinden bir fidan doğacak. Rabbin ruhu, hikmet
ve sağduyu ruhu, öğüt ve yüreklilik ruhu, bilgi ve Rab korkusu ruhu
onun üzerinde duracak. O, Rab korkusundan zevk alacak; o gözlerinin
gördüğüne göre yargılamayacak; kulaklarının işittiğine göre karar
vermeyecek. Zayıfları adaletle yargılayacak; yeryüzünün yoksullarına
haklarını verecek. Bir değnekle vurur gibi yeryüzüne sözüyle vuracak
ve dudaklarının soluğuyla kötüyü yok edecek. Adalet onun belinin
kuşağı, gerçek kalçalarının kuşağı olacak. Kurt kuzuyla birlikte
oturacak; kaplan oğlakla beraber yatacak; buzağı, aslan ve besili
sığır birarada yaşayacak ve onları küçük bir çocuk güdecek. İnek
ayı ile birlikte otlayacak; yavruları birarada oturacaklar ve aslan
sığır gibi saman yiyecek. Emzikteki çocuk, kobra yılanının yuvası
yanında oynayacak ve sütten yeni kesilmiş çocuk, kara yılanın deliğine
elini uzatacak. Benim kutsal dağım üzerinde hiç kötülük yapılmayacak;
artık hiçbir zarar verilmeyecek; çünkü denizin dibi nasıl onu örten
sularla dolu ise yeryüzü de Rab bilgisi ile öyle dolu olacak. (İşaya
11, 1-9)
Onun kumandanları insanların en
hayırlılarıdır. Onun yardımcıları Yemen ve Şam ehlinden olacaktır. Önlerinde Cebrail, arkalarında Mikail bulunacaktır. Yeryüzü emniyetle dolacak ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç
erkek olmaksızın rahatlıkla hacca gideceklerdir. (El-Kavlu'l Muhtasar
Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 47) Hadis-i şerifte, Hz. Mehdi'nin yardımcıları arasında Cebrail ve Mikail Aleyhisselam'ın oldukları haber verilmektedir. Hz. Mehdi'ye, Allah'ın izniyle, melekler yardımcı olacaktır. Meleklerin salih müminlere yardımcı olmaları Kuran'ın çeşitli ayetlerinde haber verilen bir durumdur. Rabbimiz, Peygamber Efendimiz (sav) ve sahabeyi de meleklerle desteklemiştir. Konuyla ilgili bazı ayetler şu şekildedir: Rabbin meleklere vahyetmişti ki: "Şüphesiz
Ben sizinleyim, iman edenlere sağlamlık katın..." (Enfal Suresi,
12)
Doğu tarafından birtakım
insanlar çıkıp, Hz. Mehdi'nin saltanatını hazırlayacaklardır. (El-Kavlu'l
Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 21)
Ashab-ı Kehf, Mehdi'nin yardımcıları olacaktır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy il Ahir Zaman, sf. 59)
Bu durum 7 yıl devam edecektir. Ancak onun her senesi, sizin 20 senenize bedel olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 44) Hadiste, Hz. Mehdi'nin bir yılının insanların 20 yılına bedel olduğu haber verilmektedir. Hz. Mehdi insanların uzun yıllardır yapamadıkları işleri çok kısa sürede halledecektir. Her konuya çok hızlı, akılcı, hikmetli ve kalıcı çözümü bulacak ve uygulayacaktır.
Hz. Mehdi, kuru bir ağacı
diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır. (El-Kavlu'l
Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43) Bu hadis-i şeriflerde, Hz. Mehdi'nin bitkileri seveceği ve onlarla bizzat ilgileneceğine işaret edilmektedir. (Allahualem) Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle bildirilmektedir: Hz. Mehdi uçan bir kuşa işaret ettiğinde, kuş hemen bu emirle yere düşecek. Kuru bir ağacı diktiğinde de ağaç hemen yeşillenip yapraklanacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43) Bu hadisle de Hz. Mehdi'nin hayvanlarla ilgileneceği, hayvanların da kendisini seveceğine işaret ediliyor olabilir. (Allahualem) Nitekim bir diğer hadiste, "yer ve gök ehlinin Hz. Mehdi'yi sevdiği", "kuşların ve denizlerdeki balıkların dahi ondan razı oldukları" bildirilmektedir: Onun hilafetinden yer ve gök ehli, bütün yabani hayvanlar, kuşlar, hatta denizdeki balıklar bile razı olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 31)
Hz. Mehdi'nin ortaya çıkış alametlerinin haber verildiği hadislerden birinde de, 1997 ve 1999 yıllarına dikkat çekilmektedir: İnsanlar 95. seneye kadar malik olacaklar, yani işler iyi gidecek. 97. ve 99. senede mülkleri zail olacak.... (El-Kavlu'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 54) Hadisteki "95. sene" şeklindeki ifade ile 1995 yılına dikkat çekiliyor olması muhtemeldir. 1995 yılına kadar insanların nispeten daha müreffeh bir yaşam sürmüşler, yaşam koşullarının o kadar zorlaşmamıştır. Bundan sonra ise çeşitli zorluklar başgöstermeye başlamıştır. 1997 yılında çeşitli siyasi sıkıntılar yaşanmıştır. 1999 yılında ise Marmara bölgesinde ve Türkiye çapında meydana gelen depremlerde son yılların en büyük can ve mal kaybı olmuştur. HİKMETİ VE ANLAYIŞ GÜCÜ Hadislerde Hz. Mehdi'nin Allah'ın kendisine verdiği özel bir güce sahip olduğu bildirilmektedir: O, kimsenin bilemediği gizli bir gücün sahibi olduğu için kendisine Mehdi denilmiştir. (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman) Muhyiddin Arabi Hz. Mehdi'nin bazı özelliklerini saymaktadır. Aşağıdaki izahında Hz. Mehdi'nin dikkat çeken başlıca 9 özelliğine yer vermektedir: 1. Basiret sahibi olması 2. Kutsal kitabı anlaması 3. Ayetlerin manasını bilmesi 4. Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi 5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması 6. Varlıkların sınıflarını bilmesi 7. İşlerin girift taraflarını bilmesi Çünkü bunlardan haberi olan bir lider vereceği hükümlerde yanılmaz. Hz. Mehdi kıyas ilmini onunla hükmetmek için değil, ondan kaçınmak için bilir. Çünkü verdiği hüküm doğru bir ilham neticesi olacak. Yani Hz. Muhammed (sav)'in getirdiği şeriat üzere hükmedecek. Bu sebepledir ki Peygamberimiz (sav) onu vasfederken "Benim izimi takip edecek, hataya düşmeyecek" demiştir. Bundan anlıyoruz ki, Hz. Mehdi, şeriat sahibi değil, şeriata uyandır. 8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması Çünkü onların her türlü işlerini görmek için Allah onu diğer insanlar üzerine seçmiştir. Liderlerin davranış ve faaliyetleri kendilerinden ziyade halkın menfaatine olmalıdır... Halkın yararına aykırı şeylerle uğraşıp, onların işlerini görmeyen bir lider azledilmelidir. Çünkü onunla diğer insanlar arasında fark kalmamıştır. 9. Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaibi ilimlere vukufu bulunması. Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek meseleleri halledebilir. (Kıyamet Alametleri, sf. 189)
Muhammed ümmetinin en hayırlısı ve sizin zorlukları gideren veliniz olan kimseye katılın.. O Mehdi'dir." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57) HZ. MEHDİ'NİN KUTSAL EMANETLERLE ÇIKMASI Mehdi, Peygamberimiz (sav)'in
sancağı, gömleği, kılıcı, işaretleri, nuru ve güzel ifadesiyle yatsı
vaktinde çıkar. (Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi,
"Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi")
...Geceleri ibadetle meşgul olup, gündüzleri gizli olacak... (Ukayli "En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal")
İnkar içinde olan toplumları uyarmak ve onları doğru yola davet etmek için gönderilen tüm elçiler, gönderildikleri kavimler tarafından yalanlanmış ve onların çeşitli itham ve iftiralarına maruz kalmışlardır. Ehl-i Beyt'ten gelecek olan Hz. Mehdi'nin de bu gibi eziyet ve sıkıntılarla karşılaşacağı hadislerde haber verilmiştir. (En doğrusunu Allah bilir) Mehdi, bizden, Ehl-i Beyttendir...
Biz öyle bir ev halkıyız ki Allah bizim için ahireti dünyaya tercih
etmiştir. Benim Ehl-i Beytim muhakkak benden sonra bela,
kaçırılma ve sürgüne uğrayacaktır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)'in aşağıdaki hadisi de böyle bir durumu, "Hz. Mehdi'nin biat sırasında, kendisinin birçok kahr ve haksızlığa uğradığını insanlara açıklayacağını" haber vermektedir: ... Mehdi, Resulullah'ın bayrağı ile, insanların başlarına bela üzerine bela yağdığı ve çıkışından ümit kesildiği bir sırada çıkar. İki rekat namaz kılar. Namazdan dönünce şöyle der: "Ey insanlar! Ümmet-i Muhammed ve bilhassa onun Ehl-i Beyti çok belalar gördü ve bizler kahr ve haksızlığa maruz kaldık." (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 55) Aşağıdaki hadis-i şerifte de İstanbul'u fethedecek olan Hz. Mehdi ve yardımcılarına, fetihten önceki devrede çeşitli sıkıntıların isabet edeceği ve daha sonra bu sıkıntıların kaldırılacağı bildirilmektedir. Allah Konstantiniyye'yi (İstanbul'u) çok sevdiği dostlarının ehline fethedecek... Onlardan hastalığı ve üzüntüyü kaldıracak. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 181) Allah, Kuran'da birçok peygamberin kavimleri tarafından yalanlandıklarını, delilik ve büyücülük iftiralarına maruz kaldıklarını ve daha pek çok saldırı ve eziyetle karşılaştıklarını bildirmiştir. Elçiler tüm bu saldırılar karşısında sabretmiş, onlara en güzel şekilde cevap vermişlerdir.
Antakya denilen bir yerden Tabut'u
(kutsal emanetler sandığını) ortaya çıkaracaktır. (Suyuti,
el- Havi li'l Feteva, II. 82)
... oraya (Hz. Mehdi'nin yanına) giden herkes ondan bereket kazanacaktır. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 26
Hz. Mehdi'nin vehbi ilme ait bir başka özelliği de ebced hesabını ve ona ait sırları bilmesidir. Taşköprülüzade Ahmet Efendi "Mevzuatu'l-Ulum" isimli eserinde (c.11/ s. 246) Hz. Mehdi'nin cifr ilmine vakıf olacağını kaydetmiştir: Bazıları dediler ki, bu kitabı kemal-i vukuf ahir zamanda hurucu muntazar Hz. Mehdi'nin hurucuna mevkuftur ki, onlar cifr ilmine vakıf ve sırlarına arif olurlar. Kitab-ı enbiyayı salifeden dahi bu ilim varid olmuştur. (Mehdilik ve İmamiye, İbrahim Süleymanoğlu s. 252)
Deccal çıkınca, ona karşı müminlerden bir adam (Mehdi) yönelir. Derken o mümin kimseye birçok silahlılar, Deccal'ın merkezlerde gözetleme yapan silahlıları karşı çıkarlar. (Mehdilik ve İmamiye, s. 37, Sahih-i Müslim, c. 11/s. 393'den nakil) Hadisin başlangıcında Hz. Mehdi'nin Deccal'in silahlı adamları tarafından gözetlendiği ve takip edildiği bildirilmektedir. Önceki devirlerde de Allah yolunda mücadelede bulunmuş bazı peygamberlerin de benzer şekilde gözetlendiğini böylece kontrol altında tutulmak istendiğini Kuran'dan öğrenmekteyiz: "O, kendisinde delilik bulunan bir adamdan başkası değildir, onu belli bir süre gözetleyin." (Müminun Suresi, 25)
Hadiste Hz. Mehdi'nin "sırtı ve karnından dövüle dövüle genişletilmesi" müteşabih olarak (benzetme yapılarak) söylenmiştir. Mehdilik ve İmamiye kitabının yazarı bu bölüm için "Hz. Mehdi'nin ünü, durmadan etrafa ilan edilip yayılmaktadır" demektedir. Fakat bunu Deccal taraftarları yapacağı için bu propagandanın Hz. Mehdi'yi kötüleme şeklinde olacağını söyleyebiliriz. Peygamberimiz (sav) devrinde İslam düşmanları, onu kötülemek için o devrin yayın organı sayılan şairleri kullanıyorlardı. Şairler, panayırlarda, çarşılarda Peygamber (sav)'e cahilce çeşitli hakaretler ediyor, ona deli, büyücü, kahin şeklinde iftiralar atıyorlardı. Ahir zamanda da İslam düşmanı olan Deccal yanlıları Hz. Mehdi'yi kötüleyecekler, kendilerince halkın nazarında itibarını sarsmaya çalışacaklardır. Hadislerde Hz. Mehdi'nin başlangıç yıllarının sıkıntı ve zorluklarla dolu mücadele yılları olduğu anlatılmaktadır. "Altınçağ" ise Hz. Mehdi'nin yeryüzünde bulunduğu son dönemlere aittir. Hz. Mehdi ve Müslümanlar ancak bu devirde rahata, bolluğa, huzura kavuşacaklar ve sevgiye, barışa, kardeşliğe dayalı bir hayatı bu devirde yaşayacaklardır.
"Kardeşi az olandır. Daha doğrusu, onun hiç kardeşi yoktur" (Risalet ül Mehdi s.161)
"Ebu Abdullah Hüseyin bin Ali aleyhi's-selâm'dan
şöyle buyurduğu rivayet edilir:
Hz.Hüseyin (r.a.) soruldu:
AHLAKININ PEYGAMBERİMİZ (SAV)'E BENZEMESİ Mehdi Allah'a karşı son derece
boyun eğicidir. Ahlak bakımından Peygamber (sav)'e benzer. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf.163) Peygamberimiz (sav)'in üstün ahlakı Kuran'da şöyle haber verilmiştir: Şüphesiz sen üstün ve pek yüce bir ahlak üzerindesin. (Kalem Suresi, 4)
İlahi feyz ona ulaşır. Dini ilimleri
ve örnek ahlakı telakki eder. Kuran'da Peygamber Efendimiz (sav)'in de samimi olarak iman edenler için en güzel örnek olduğu bildirilmiştir: Andolsun, sizin için, Allah'ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için Allah'ın Resûlü'nde güzel bir örnek vardır. (Ahzab Suresi, 21)
Fitneleri önlemenin kendisine
zor gelmeyeceği ve öldürmenin de onu vazgeçirmeyeceği Ehl-i
Beytime (soyuma) mensup birisi sahip olmadan günler ve geceler bitmeyecektir.
(Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden
Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman Neşriyat,
Sf. 13) Allah Kuran'da pek çok ayette elçilerinin güzel ahlakı ve cesur karakterlerinden bahsetmektedir. Elçiler kavimlerinin tüm inkarlarına, alaylarına, tuzaklarına ve saldırılarına en güzel şekilde karşılık vermişler ve her zaman Allah'ın yardımıyla galip gelmişlerdir. Öyleyse sen emrolunduğun şeyi açıkça söyle
ve müşriklere aldırış etme. (Hicr Suresi, 94)
Mehdi, gerges kuşunun kanadı ile
titremesi gibi Allah'tan çok korkan bir kimsedir. (Nuaym b. Hammad, vr 91a)
Hz. Mehdi, o kadar merhametli
olacaktır ki, zamanında bir kimsenin bile burnu kanamayacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 42) Büyük İslam alimi Muhyiddin Arabi ise Hz. Mehdi'nin özelliklerini sıralarken, onun üstün merhamet anlayışından şöyle bahsetmektedir: 1. Basiret sahibi olması 2. İlahi kitabı anlaması 3. İlahi Kelam'ın manasını bilmesi 4. Tayin edeceği kimselerin hal ve hareketlerini bilmesi 5. Öfkelendiğinde bile merhamet ve adaletten ayrılmaması 6. Varlıkların sınıflarını bilmesi 7. İşlerin girift taraflarını bilmesi 8. İnsanların ihtiyacını iyi anlaması 9. Bilhassa kendi zamanında ihtiyaç hissedilen gaybi ilimlere vukufu bulunması. Çünkü ancak o sayede yeni yeni zuhur edilecek meseleleri halledebilir. (Kıyamet Alametleri, sf. 189)
Hz. Mehdi'nin hamiyet duygularının çok güçlü olacağı hadislerde bildirilmiştir. İslam aleyhinde yapılacak her türlü sözü tam olarak cevaplandıracak, her türlü hareketi tamamen etkisiz hale getirecektir. İslam'ın aleyhine söylenecek bir söz bile ona ağır gelir. (El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf.30)
O, benim ümmetimden, tenezzül etmeyen (Allah'tan başka hiçbir varlığa minnet duymayan) bir adamdır. (Suyuti, el-havi, 2/24)
Hz. Hüseyin (ra) soruldu:
Her görevi üzerine alır ve zayıfa, düşküne yardım eder. (M. Muhyiddin Arabi "Futuhat-El Mekkiye", 366. bab, c. 3, sf. 327- 328)
Hz. Hüseyin (r.a.) soruldu:
Hz. Mehdi zalime karşı hakkı müdafaa edecektir. Hatta (zalim) bir insanın azı dişinde olan (haksız bir lokmayı) bile ondan çekip alacak ve sahibine iade edecektir. (En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal)
Zamanın inkitaa uğradığı (sistemlerin
değiştiği) bir dönemde, Mehdi denen bir adam gelecek ve
ihsanı bol ve güzel olacak. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 14)
Ahir zamanda bir halife olacak, malı sayıp hesap etmeden taksim edecektir. (Kitab-ül
Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 15) Peygamberimiz (sav)'den aktarılan pek çok hadiste, yeryüzünde İslam ahlakının hakim olacağı bir dönemin yaşanacağına işaret edilmektedir. "Altınçağ" ismiyle bilinen bu dönem, hadislerden de anlaşılacağı üzere "Asr-ı Saadet" benzeri bir devir olacaktır. İnsanlar Altınçağ'da hayatlarından o kadar memnun olacaklardır ki; bir hadisin ifadesine göre "zamanın nasıl geçtiğinin farkına varmayacaklar, bu güzelliklerden daha fazla yararlanmak için Allah'tan ömürlerinin uzatılmasını" isteyeceklerdir. Peygamberimiz (sav)'in bir diğer sözünde Altınçağ'daki bu ortam şu şekilde tarif edilir: ... Küçükler keşke ben büyük olsaydım, büyükler de keşke ben küçük olsaydım diye temenni ederler... İyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır. (Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 17)
Ümmetimde Mehdi vardır. İnsanlar
ona gelecek ve, "Ey Mehdi! Bana da ver, bana da ver!" diyecek; Mehdi
de onun esvabını taşıyabildiği kadar dolduracaktır. (Tırmizi,
Fiten, B. 53, H 2223; İbn Mace, Fiten, B 34, H 4083)
Ümmetim arasında Mehdi çıkacak. Allah onu insanları zengin kılmak için gönderecektir. Ümmet nimetlenecek, hayvanlar bol bol yiyip içecek, arz nebatını
çıkaracak, mal "sahah" üzere (seviye üzere) verilecektir. (Kitab-ül
Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 15)
Ahir zamanda bir halife olacak, malı sayıp hesap etmeden taksim edecektir. (Kitab-ül
Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 15)
O yeryüzünü adaletle ve nesafetle
doldurur. Arz nebaatını çıkarır, gök de yağmurunu yağdırır. Ümmetim daha önce görülmemiş biçimde nimetlendirilir. (İbn Ebi Şeybe,
c VII, sf. 512-513; Ali Bin Hüsameddin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin
Tasnifinden Hadisler - Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, Kahraman
Neşriyat, Sf. 35)
Kıyametin kopması için zamanda
sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i
Beytimden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, o
yeryüzünü adaletle dolduracak. (Sünen-i Ebu Davud, 5/92)
Yeryüzü emniyetle dolacak
ve hatta birkaç kadın, yanlarında hiç erkek olmaksızın, rahatlıkla,
hacca gidecektir. (Nuaym b. Hammad, vr. 74b; Suyuti, c.
II, sf. 77; El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
sf. 23)
Kap su ile dolduğu gibi
yeryüzü barışla dolacaktır. Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık
kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler
muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)
Allah bizimle insanları nasıl şirk
adavetinden kurtararak, onların kalplerine ülfet ve muhabbet yerleştirmiş
ve din kardeşi yapmışsa, Hz. Mehdi ile fitne adavetinden
kurtaracak ve kardeş yapacaktır. (Taberani'den, Heysemi,
c. VII, sf. 317; Nuaym b. Hammad, vr 52b; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il
Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 20)
Onun zamanında... ömürler
uzayacak ve emanet zayi olmayacaktır. Kötüler helak olacak,
Peygamber Efendimiz (sav)'e buğzedecek kimse kalmayacaktır. (El
Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 43)
Zamanı o kadar adil olacak ki, kabirdeki ölüler dirilere imrenecektir... (El-Kavlu'l
Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 22) Bediüzzaman Said Nursi de, Hz. Mehdi'nin kendisinden sonraki dönemde gelip İslam ahlakını hakim kılacağını anlatırken, kabrinden bu güzel dönemi seyredip şükredeceğini ifade etmiştir: Ta ahir zamanda, hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri, yani Hz. Mehdi ve şakirtleri (talebeleri), Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişletir ve o tohumlar sünbüllenir. Bizler de KABRİMİZDE SEYREDİP Allah'a şükrederiz. (Kastamonu Lahikası, Sf. 99)
GÜZEL VE NURLUDUR O (Mehdi) güzel bir delikanlıdır,
güzel yüzlüdür. Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar
yükselir. (Mehdilik ve İmamiye, sf. 153 /İkdüd Dürer'den) Allah, Hz. Yusuf'un güzelliğini şu şekilde haber vermektedir: ... (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler... (Yusuf Suresi, 31)
Yüzünün nuru başına ve saçlarının
siyahına kadar yükselir. (Mehdilik ve İmamiye, sf. 153/İkdüd
Dürer'den)
Mehdi gür sakallı, ön dişleri parlak, yüzü benli, açık alınlıdır. (Mer'iy b. Yusuf b.
Ebu Bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Fevaidu Fevaidi'l Fikr
Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar") Mehdi'nin omuzunda Peygamber
Efendimiz (sav)'deki alamet bulunacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar
Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41) Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere Hz. Mehdi'nin iki omuzu arasında Hz. Muhammed (sav)'de olduğu gibi açık bir işaret olan "Peygamberimiz (sav)'in alameti" olacaktır. Peygamberimiz (sav)'in alameti, İslami kaynaklarda şu şekilde bildirilmektedir: Ebu Saib b. Yezid'den rivayet edilmiştir: "Gözüm Peygamberimiz (sav)'in iki omuzu arasındaki mühüre ilişti." (Sünen-i Tirmizi, 6/126)
Hz. Mehdi'nin rengi arabi... (İbn Hacer El Mekki; "El-Kavlü'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar", sf. 15-75) Not: Arap ırkının ten rengi kırmızıyla karışık beyazdır. Hz. Peygamber (sav)'in ten rengi de kırmızıya çalan beyaz renkti. Fakat, teninin görünen kısımları güneş, rüzgar gibi etkenlerle esmere çalıyordu. Rivayetlerden Hz. Mehdi'nin de Peygamber Efendimiz (sav)'le aynı renkte olacağı anlaşılmaktadır. Bir rivayette Resulullah (sav)'ın ten rengi şöyle tarif edilmektedir: Enes b. Malik, Peygamber (sav)'in rengi hakkında
şöyle dedi: Beyaz idi. Fakat beyazı esmere çalıyordu. (İbni
Kesir, Şemail'ür- Resul, sf. 28)
Hz. Mehdi'nin boyu, posu
sanki Beni İsrail ricalindedir. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi
Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 36-29)
Mehdi, orta boylu olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
sf. 41) Peygamber Efendimiz (sav)'in de aynı boyda olduğunu rivayetlerden öğrenmekteyiz: Enes B. Malik rivayetlerde buyurdu ki: Resulullah (sav) orta boylu idi. Bilindiği gibi hadiste geçen "Rab'a" kelimesi normal ve orta boylu demektir. Fakat normal boy için uzun olan şahsa göre bir sınır vardır. Çünkü boyun sahibi kendi karışı ile yedi karış kadar olan boya normal boy denilir. (Tirmizi, Şemail-i Şerif, sf. 15)
İri gövdeli... (Ukayli
"En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib
Ale't-Temam ve'l kamal")
...Karnı büyük, iki uyruk arası açık... (Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, s. 13)
Uylukları uzundur, rengi Arap rengidir. (Kıyamet Alametleri, Berzenci, s. 162-163)
Bir özelliği de yürürken uyluklarının açık ve birbirinden uzak olmasıdır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 32)
Hadislerde belirtilen Hz. Mehdi'nin gönderildiği yaşlardan kasıt, onun vazifeye başlayacağı, insanların kendisini tanıyacakları ve faaliyetini görüp izleyecekleri yaşlardır. Yaşı 30 ile 40 arasında olduğu halde gönderilecektir... Mehdi benim evlatlarımdandır.
40 yaşlarındadır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar,
s. 41)
Sakalı bol ve sık olacaktır. (El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s.
23)
Onun alnı geniş, burnu
ise ince olacaktır. (Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani
5.Cilt, sf. 365)
Küçük burunlu, iri gözlü....
(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri"
Naim Erdoğan, sf. 163) Hadiste Hz. Mehdi'nin kaşlarının aralarının açık olmasıyla, gözü ve kaşı arasında mesafenin geniş olduğu ifade edilmektedir.
Dişleri parlak olacaktır. (Nuaym b. Hammad, vr. 52a; El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41) Mehdi, gür sakallı, ön dişleri parlak... (Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si "Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar") | ||||
Yazar Hakkında - Diğer Siteler TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - HADİS KÖŞESİ
|
||||